Sunday, July 7, 2013

Resimde sürrealizm ve Rob gonsalves

Selam gönül dostları,ilk yazımı sizlerle paylaşmanın heyecanı içersindeyim.Bu bloğumu mümkün olduğu kadar enteresan bilgilerle donatıp,düşünmeye zamanı olmayan insanlara alan yaratmak amacındayım.Benim için de güzel bir birikim ve günlük olacak tabii ki.Uzun yolculuğumuzda kıyıda köşede kalmış isimleri inceleyeğiz ve ebeveynlerimizin bize yıllardır bahsettiği ''Faydalı internet'' ile tanışacağız.Bu blog batak veya mynet çanak okey oynamaktan sıkılanlar,''daha ne kadar cs oynayacağım ?'' diye kendine sorup yeni ufuklara yelken açanlar ve sistemin sıkışık düzeninde düşünmeye zamanı olmayan başarılı insanlar için oluşturulmuş modern bir kültür hayratıdır.


İsterseniz kahvelerimizi yudumlayıp yavaştan bir yolculuğa başlayalım.Efendim konumuz şiirde sürrealizm ve hayranı olduğum Rob gonsalves olacak bugün.Kendisi çok ünlü olmasa da değerli bir isim.Kenarda kalmış bir isim.Resim alanında çok atıp tutamayacağım resimle ilgilenen arkadaşlar beni affetsinler ama,dünyanın sayılı ressamlarından biri bence kendisi.








Sürrealist resmin önemli ressamlarından Rene Magritte,şu ünlü ''ceci nest pas une pipe '' yani bu bir pipo değildir sözünün sahibi öldüğünde,Rob daha henüz 8 yaşındaydı.Resime ilgi duyan rob mimarlığa da çok büyük ilgi duyuyordu.Reklam afişlerini ve medya resimlerini hayranlıkla takip eden Rob'un resimlerine bakacak olursak,sürrealist yani ağır basan tarafının Rene'den etkilendiği bariz


Rene Magritte hakkında biraz bilgi vermek gerekirse,kesinlikle çok derin bir adam.Diğer sürrealistlere göre farklılıkları var.Diger gercekustucelerden farkli olarak ayik olmanin resim yaparken esas oldugunu ve uyanma sirasinda insan zihninin en acik oldugunu soyleyen bir ressamdır kendisi.Robla ortak olarak ikisi de hayatın anlamsızlığını sorgular.








Biraz zihnimizi rahatlatalım,şu ünlü ''bu bir pipo değildir'' resminin asıl hikayesini öğrenmek ister misiniz bu yazıya hala tahammül edebilmiş ve düşünecek zaman bulabilmiş resim dostları? Bu yazıya çok laubali kaçacak dostlarım ama,sizlere çok sevdiğim umut sarıkaya'dan şu karikatürü armağan edip biraz rahatlatmak istiyorum izin verirseniz..




Tarihte 1968 mayıs olayları olarak geçer.O yılları ben göremedim babam bile göremedi ama dünyanın karışık olduğu yıllarmış.Bir bunalım hakimdi.Öğrenciler dayanamadı.Ayaklandılar.Polis çok sert müdahelede bulundu.Olaylar komünist rejimin bir oyunu olarak görünüyordu.Halbuki olaylar tüketici toplumun temelinin atılmasıydı,öyle ki fransa'da,olayın kalbinde içine televizyon giren ev oranı %15’ken bu oran 1970’te % 70’e fırladı.Ebeveynler 2. dünya savaşını büyük yıkımları görmüşlerdi,fakat gelişen dünyada gençler kendilerini farklı biçimlerde ifade etmekten çekinmiyorlardı.Bir ortaya çıkan yeni farklı metanın ortaya getirdiği tatminsizlik vardı.Kendilerini yeni tarzlara kaptıran bu gençler, sex&drugs tarzı yaşam yaşam istediler.Olayı fazla saptırmamak adına hemen pipo olayına dönüyorum.Fransa kaynıyordu o dönem.Bu bir üniversite hareketiydi.1969 civarinda, ogrenci olaylarinin yasandigi sirada fransa'da bir universitenin ogrenci kantinindeki 'pipo giremez' uyarisinin tam altinda piposunu keyifle tutturen ogrenci, 'burada pipo tutturemezsiniz uyarısına maruz kaldı.Bunun uzerine, önce duvarda asili olan pipo resmini gosterip 'eger bu pipoysa' dedikten sonra, piposunu gostererek 'benim elimdeki pipo degildir' der. bu cumlenin aslı ressam Rene magritte tarafindan sarfedilmistir.Öğrenci burada gayet cool bir alıntı yapmış.
Resmin orjinali
Bana kalırsa,rene üstadın çok daha etkileyici eserleri var,fakat sürrealist sanat anlayışını en iyi bu resim özetliyor.Tarih her zaman fark yaratanları yazmıştır.Hayatı güzel özetleyen sevdiğim tablolarından bir örnek
the lovers


The lovers 2
Sürrealist eserler yaratmak istiyorsanız: Kesinlikle özgün olmalısınız. Eğer ki özgün olmazsanız, resimcilik camiasında hiçbir şekilde önemli bir yere sahip olamazsınız. Sürrealizmde, hayalgücünüzü konuşturmalısınız. Bu hayalgücü eserleriyle de, insanları düşündürmelisiniz. Unsurlar, büyük oranda hayal gücü oranı olmalı ve insanı içine çekmelidir.Sürrealist ressamların resim tekniğinin dışında,çok büyük bir dehaları olduğunu düşünüyorum.Kendilerine bir dünya yaratıyorlar ve huzura erişiyorlar.Yazarlar hayatın anlamsızlığını kitaplarıyla sorgularlar.Sürrealist ressam ise bunu tek bir portreye sığdırmayı başaran kişidir.Sizlere dalinin hoş bir sözüyle veda ediyorum arkadaşlar.Bu alıntıdan sonra usta ressamlar size benim anlatamadığım pek çok şeyi anlatacaktır emimin.Hoşçakalın.

''
Dahi değilsen bile öyle davran''


 biz düşünmeden  ve zaman akıp giderken

en iyi yaptığımız şey hizmet etmek

 

yoğunluğun içinde kaybolurken ve biz düşünmezken

hayat devam ede

onlar da pek aldırmaz,sistem işler,plan devam eder







No comments:

Post a Comment